Kısa cevap: Hayır. Ne Türkiye'de ne de EUIPO'da, marka tescili için önce şirket kurmanız gerekmiyor. Ama bu, "hiç düşünmeden başvur" anlamına da gelmiyor — doğru sıralama, ilerideki şirketleşme planınıza bağlı.
Hem Türk Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (madde 4) hem de EUIPO'nun kendi kurallarında, marka başvurusu yapabilmek için tüzel kişilik (şirket) şartı yok. Gerçek kişiler — TC kimlik numaranızla, Türkiye'de olduğu gibi — doğrudan kendi adınıza marka başvurusu yapabilir ve sahibi olabilirsiniz. Bu, hem TÜRKPATENT hem EUIPO için geçerli.
Şirket kurmadan, doğrudan kendi isminizle başvurabilirsiniz. Masraflar işletme defterine işlenemez, ama süreç daha hızlı ve daha az bürokratik.
Ticaret siciline kayıtlı bir tüzel kişilik gerekiyor. Marka, şirketin bir varlığı olarak muhasebeleştirilebilir — ileride ortaklık ya da satış söz konusuysa avantajlı.
Bu, birçok girişimcinin bilmediği ama işini kolaylaştıran bir detay: Marka önce şahsınız adına tescil ettirilip, şirket kurulduktan sonra marka devir sözleşmesi ile şirkete aktarılabilir. Bu, Türkiye'de yaygın ve sorunsuz uygulanan bir işlem — noter onaylı devir sözleşmesi ile sicile kaydediliyor. EUIPO tarafında da benzer bir devir (hak sahibi değişikliği) mekanizması var.
Pratik sonucu: Şirket kuruluşunu bekleyip marka başvurusunu ertelemenize gerek yok. İsim ve fikir netleştiği anda, şahsınız adına başvurup korumayı hemen başlatabilir, şirketleşme kararını kendi zamanında verebilirsiniz.
Dikkat edilmesi gereken nokta: Marka koruması ile domain/AB temsilciliği ayrı konular. Şirketiniz olmasa bile marka başvurusu yapabilirsiniz, ama `.de` domain ya da EUIPO sonrası işlemler için Almanya'da/AEA'da bir muhatap gerekliliği (bkz. önceki yazımız) şirket durumunuzdan bağımsız olarak devam ediyor.
PACDI, gerçek kişi ya da şirket fark etmeksizin, marka + web sitesi sürecini Türkiye'den koordine eder.
Paketleri incele